
Makale
Kendime Söylediğim Şeyler
Anksiyete anında gürültülü hale gelen olumsuz iç sesimizi değiştirmek, iyileşmenin anahtarıdır. Çözüm, korkunun sesini kısmak ve doğruluğun sesini inşa etmektir. Kendinize karşı dürüst olun: Anksiyetenin sadece bir blöf olduğunu ve "asla geçmeyecek" fikrinin bir gerçekten değil, histen ibaret olduğunu hatırlayın. Kendinize karşı nazik olun: Mükemmel olmanıza gerek yok. Kırılgan veya endişeli hissetmek sorun değildir. Sonuç ne olursa olsun, adım atma girişiminizin kendisini başarı görün.

Kendime Söylediğim Şeyler
Kafamızın içinde neredeyse durmaksızın devam eden zihinsel bir dırdır vardır. Anksiyete durumunda ve aşırı hassaslaşmış olduğumuzda, bu dırdır yüksek sesli ve negatiftir. Eğer iyileşmek istiyorsak, bu içsel diyaloğu değiştirmeliyiz. Benim yaptığım şey tam olarak buydu. Anksiyeteden kurtulma yolculuğum boyunca kendime söylediğim pek çok şey oldu.
Bu, Korku Sesimizin gücünü ortadan kaldırırken, aynı zamanda Doğruluk ve Kabulün İç Sesini inşa etme sürecinin bir parçasıdır.
Kendime Karşı Dürüst Olmak
Doğruluğun Sesini inşa etmek için öncelikle anksiyete hakkındaki gerçeği anlamalıyız ve ardından bunu kendimize tekrar tekrar hatırlatmalıyız. Kendime karşı dürüst olmak ve Doğruluğun Sesini inşa etmek için söylediğim bazı şeylerin örnekleri şunlardır:
Anksiyete ile mücadele ediyorum.
Zor zamanlar geçiriyorum.
Bunu kendime ben yapıyorum.
Semptomlarımla yüzleşmekte zorlanıyorum.
Kabul etmekte zorlanıyorum.
Mücadele etmek sorun değil; sadece elimden gelen en iyi şekilde yüzleşme ve kabul etme pratiği yapmaya ihtiyacım var.
Bunun üstesinden asla gelemeyeceğimi hissediyorum, ama geleceğimi biliyorum; gelemeyecek olmam sadece bir histen ibaret.
Anksiyete ciddi bir şey değildir, aslında sadece bir blöftür.
Serbest bırakmak, teslim olmak güvenlidir.
Kendime Karşı Nazik Olmak
Kabulün Sesini inşa etmek için öncelikle kendimizi hırpalamayı ve kendimize karşı bu kadar sert davranmayı bırakmalıyız. Yargıları ve beklentileri serbest bırakmalı, her şeyin olmasına izin vermeliyiz. Kendime karşı nazik olmak ve Kabulün Sesini inşa etmek için kendime söylediğim şeylerden bazıları şunlardır:
Elinden gelenin en iyisini yaptın.
Bir hata yaptın. Olur böyle şeyler.
Mükemmel değilsin (Kimse değil. Yani sen de tıpkı herkes gibisin).
Mükemmel olmana gerek yok. Sadece iyi niyetli ol ve elinden gelenin en iyisini yap.
________ olmak sorun değil (Örn: endişeli, kırılgan, öfkeli, üzgün, hüsrana uğramış, yalnız, çaresiz hissetmek vb.)
Duygularını göstermek sorun değil.
Anksiyeteden muzdarip olmakta utanılacak bir şey yoktur. Bu bir zayıflık belirtisi değildir ve çok yaygındır.
Güvendiğin insanlara anksiyeten olduğunu bildirmek güvenlidir.
Bir şeyleri zorlama. Ama pes de etme. Bir denge bul ve nazikçe ileriye doğru hareket et.
Sonuç ne olursa olsun, girişimlerinin kendisini bir başarı olarak gör.
Yazar
ZihinHub
Bu içerik ZihinHub editör ekibi tarafından hazırlanmıştır. Kaygı, kabul, iyileşme ve psikolojik esneklik üzerine destekleyici içerikler üretmeye odaklanır.
İlgili Diğer Makaleler
Benzer içeriklere de göz atabilirsin.

Var Olduğun İçin Özür Dileme!
Kendini değersizleştirmek ve aşırı özür dilemek, çocuklukta güvende kalmak için öğrenilmiş bir küçülme refleksidir. Anksiyete yalnızca korku değil; bedenden, duygulardan ve öz değerden kopuştur. Kişi kendini yetersiz görüp terk ettikçe sinir sistemi tetikte kalır. Bu döngü zihinsel analizle değil, mevcudiyetle kırılır. Rahatsızlık anında bedene temas edip nefes almak ve "Seni terk etmiyorum" diyerek kendine sahip çıkmak, iyileşmeyi ve içsel bağı yeniden başlatır.

Altı Sihirli Kelime: Bundan Ne Elde Ediyorum?
Anksiyete modern konforda bile artıyor çünkü asıl sorun bedenden ve sevdiklerimizden kopmamızdır. Zihindeki düşünceler sadece duman, bedendeki alarm ise ateştir; düşünerek o ateş sönmez. Bedeninizde bu hissi fark edip elinizi oraya koyarak o incinmiş parçanızla temas kurun. Anksiyetenin zıddı sakinlik değil, bağlantıdır. Kendinizle, doğayla ve güvendiğiniz insanlarla bağ kurdukça sinir sisteminiz yatışır. Yalnız değilsiniz ve bozuk değilsiniz; iyileşme kapasitesi zaten içinizde var.

Depresyonda mıyım?
Duyarlılaşmış bir sinir sistemi, hayatın sesini sonuna kadar açmak gibidir; her sıradan hissi ve durumu aşırı yoğun ve rahatsız kıldığı için keyif almayı, sabrı ve yakınlık hissini engeller. Sorun ilişkilerinizde, kimliğinizde ya da sevgisizleşmenizde değil, sistemin aşırı uyarılmasındadır. Bu süreçte hislerinize bakıp kendinizi yargılamayın veya analiz etmeyin. Ses düzeyi geçicidir; eski bağlar kaybolmadı, sadece gürültünün ardında bekliyor. Yaşamaya nazikçe devam edin.