Makalelere geri dön
Güvenmekten İnanmaya, İnanmaktan Bilmeye

Makale

Güvenmekten İnanmaya, İnanmaktan Bilmeye

Carl James24 Ocak 2022

Anksiyete iyileşmesi; güvenmekten inanmaya, inanmaktan bilmeye uzanan zihinsel bir yolculuktur. Başlangıçta şüphe doluyuzdur, ancak metodun doğruluğuna güvenerek yola çıkarız. Pratik yaptıkça değişimleri görür ve iyileşebileceğimize inanmaya başlarız; fakat bu inanç dalgalı günlerde sarsılabilir. Son aşamada ise iyileşmenin kaçınılmaz olduğunu artık sarsılmaz bir şekilde biliriz. Kötü günler bile bu bilişi değiştiremez; çünkü içimizdeki kabul sesi artık yenilmezdir.

Paylaş:

Güvenmekten İnanmaya, İnanmaktan Bilmeye

Anksiyeteden iyileşme yolculuğu pek çok farklı şekilde tarif edilebilir. Kavranması önemli olan tariflerden biri de zihinsel bakış açımızın güvenmekten inanmaya, inanmaktan ise bilmeye doğru gösterdiği ilerlemedir.

Bu yolculuğa şüphe ve çaresizlik dolu bir noktadan başlarız. İyileşebilmeyi umut ederiz ancak şimdiye kadar denediğimiz her şey başarısız olmuştur.

Güvenmek (Trusting)

Yolculuğumuzun başlarında anksiyete durumu hakkında okur ve öğreniriz – neden olduğu, nasıl gerçekleştiği, arkasındaki mitler ve gerçekler gibi. Bu anlayış; anksiyeteyi hissettirdiği kadar ciddi olmayan bir şey olarak doğru bir perspektife oturtmamız ve sandığımız kadar büyük bir belanın içinde olmadığımızı görmemiz için gereklidir.

Aynı zamanda Kabul Metodu’nu da öğreniriz – anksiyete ile savaşmak ve onu itmek yerine onunla yüzleşmenin, ona izin vermenin, kabul etmenin ve teslim olmanın iyileşmeye giden yol olduğunu görürüz. İyileşmenin bizim için mümkün olup olmadığından bile emin değilizdir ve bu yaklaşımın işe yarayıp yaramayacağı konusunda hâlâ şüphelerimiz vardır. Bu noktada, bunun doğru ve gerekli yaklaşım olduğuna dair GÜVENE dayanmak zorundayızdır.

İnanmak (Believing)

Metodu uygulayarak ve işe yarayacağına güvenerek geçirilen bir sürenin ardından, anksiyetemizde ve ona verdiğimiz tepkide değişimler görmeye başlarız. Durumumuzda bazı gelişmeler fark eder ve bunun doğru yol olduğuna İNANMAYA başlarız.

Bu inanç başlangıçta nasıl hissettiğimize bağlı olduğu için zaman zaman gelip gidebilir. Bir gerileme (setback) anında bu inancı geçici olarak gözden kaçırabiliriz. İyileşmenin mümkün olduğunu düşünürüz ancak bunu bizim başarıp başaramayacağımızdan emin değilizdir. Fakat yolculuğumuzun bu (bazen uzun süren) orta aşamasında ilerledikçe, inancımız güçlenmeye devam eder.

Bilmek (Knowing)

İyileşme yolculuğumuzun sonlarına doğru bir noktada, artık doğru yolda olduğumuzu sadece BİLİRİZ.

Nasıl hissedersek hissedelim, bir gerileme anında bile bu "bilme" hali sarsılmazdır. İyileşmemizin kaçınılmaz olduğunu ve bunun sadece bir zaman meselesi olduğunu biliriz. İçimizdeki Hakikat ve Kabul seslerini yenilmez bir şekilde inşa ettiğimiz için, burası var olunacak harika bir yerdir.

İyileşme sizi bekliyor.

C

Yazar

Carl James

Bu içerik ZihinHub editör ekibi tarafından hazırlanmıştır. Kaygı, kabul, iyileşme ve psikolojik esneklik üzerine destekleyici içerikler üretmeye odaklanır.

İlgili Diğer Makaleler

Benzer içeriklere de göz atabilirsin.

Anksiyete yolculuğu nasıl pozitiflik barındırır ki?!

Anksiyete yolculuğu nasıl pozitiflik barındırır ki?!

Anksiyete romantize edilemeyecek kadar zor bir deneyimdir; çünkü insanı kendine karşı savaştırır ve en ilkel hayatta kalma içgüdülerine meydan okur. Ancak kaçma dürtüsüne rağmen anda kalabilmek ve zayıf hissederken bile cesaret göstermek kişiyi dönüştürür. Bu sürecin asıl hediyesi anksiyetenin kendisi değil; onunla yüzleşirken inşa ettiğimiz öz-güven, içsel dayanıklılık ve bu zorluğu karşılama biçimimiz sayesinde dönüştüğümüz o dirençli insandır.

Aida Beco05 Eylül 2026
Sorun Semptomlarınız Değil, Onunla Kurduğunuz İlişki!

Sorun Semptomlarınız Değil, Onunla Kurduğunuz İlişki!

Semptomlarla savaşmak ve onlardan kaçınmak, sinir sistemine o hislerin tehlikeli olduğu kanıtını verir. İnsanı asıl tutsak eden semptomlar değil; gününü ve kararlarını onlara göre şekillendirerek hayatın direksiyonunu devretmesidir. İyileşme, semptomların bitmesini beklemekle olmaz. Denetim odağını geri alıp hisler odadayken bile yaşamaya devam ederek sinir sistemine korunacak bir tehdit olmadığını göstermek, bu kısır döngüyü kalıcı olarak kırar.

Shaan Kassam03 Eylül 2026
Otopilottan Seçime

Otopilottan Seçime

Sürekli otopilotta olmak bizi sorgulanmamış alışkanlıkların kısır döngüsüne hapseder ve seçim özgürlüğümüzü unutturur. Günlük sıradan bir eylemi (örneğin bir kalemi almayı) normalden dört kat daha yavaş yapmak, dikkatimizi yeniden eğitmeyi sağlar. Eylemi yavaşlatmak, gözden kaçan his ve detayları görünür kılarak zihne esneklik kazandırır. Otopilot kalıplarını yakalamak, hayatımıza yön veren irade ve seçme gücünü bize yeniden kazandıran en önemli adımdır.

Steven C. Hayes, PhD02 Eylül 2026